Mitolojiden Nasihatler

2/10/2017

Görkemli Rönesans tablolarından 21. yüzyıl gişe filmlerine kadar insanlığı etkilemeyi başaran Yunan mitolojisi hikayelerinin orijinallerini bugün bile pek çok insan zevkle okuyabiliyor, olay ve karakterleri kendileriyle özdeşleştirebiliyor. Peki bu hikayeler asırlardır nasıl geçerli kalabilmiş, bu kabiliyet nereden geliyor?

 

 

 

     İnsanlık ilk düşsel tasarımlarını evren, tanrı ve insanlığın oluşumu gibi kavramlar üzerinde yaptı. Tabii antik çağda, bu düşüncelerin ürettiği en çarpıcı yapıtlar mitolojik düzlemdeydi. Kainatın oluşumunu ve bu düzen içinde  kendi yerini sorgulayan insan, yavaş yavaş topluluk yaşamı ve ilişkileri üzerine de düşünmeye ve hikayeler üretmeye başlayacaktı. Görkemli Rönesans tablolarından 21. yüzyıl gişe filmlerine kadar insanlığı etkilemeyi başaran bu hikayelerin orijinallerini bugün bile pek çok insan zevkle okuyabiliyor, olay ve karakterleri kendileriyle özdeşleştirebiliyor. Peki bu hikayeler asırlardır nasıl geçerli kalabilmiş, bu kabiliyet nereden geliyor?

                                                                                                                          

   Antik Yunan'da ilk mitolojik hikayelerin oluşturulmasından beri yaklaşık 30 yüzyıl geçmiş olsa da, bu sürede insanlığın özü ne kadar değişti? Günümüz insanının korkuları, hayalleri, hatta hataları bile antik yunan insanlarınınkinden çok da farklı değil belki. Merak, öfke, kibir, şehvet, aşk, savaş, inanç, kahramanlık, cömertlik... Mitolojik hikayelerin etrafında çevrelendiği  pek çok tema tarih boyunca tekrar tekrar işlendi durdu, hem gerçek hayatta hem de kurgusal yapıtlarda. Belki de bu evrensel ögeleri yakalayabilmek, onları  alıp sembollere dönüştürerek hikayeleştirebilmektir  bu yüzyıllar süren canlılığın sırrı.

 

   Tabii ki Antik Yunan eserleri modern düşüncenin temellerini oluşturduğu için de çok önemli. Ancak mitolojinin günümüzde popüler sinemanın, edebiyatın ve hatta bilgisayar oyunlarının ilham kaynağı olmasının herkese hitap eden evrensel temaları kullanabilmesi sayesinde olduğunu düşünüyorum.

 

    Mitoloji okurları, Zeus'un aşk hayatını yakından tanırlar ve bilirler ki, tanrılar tanrısı şehveti önüne konulan her engeli aşabilir. Karısı Hera'nın kıskançlığı ve öfkesi ise her zaman öteki kadına yönelecektir. Bir ölümlünün kaderi önceden tayin edilmişse hiçbir güç bunu bozamaz. Pek az hikaye mutlu sonla biter, çoğu hata büyük trajediler doğurur. Bu tarz yinelemeler okurun sıklıkla karşısına çıkacaktır. Ancak bazı hikayelerden çıkarılacak kıssadan hisseler özellikle ilginç. Biz de bunlardan birkaçına değinecek olursak...

 

    İlyada destanının konusu Truva savaşının kahramanı Akhilleus yakışıklı, güçlü bir savaşçıdır ve henüz hiçbir savaşta yenilmemiştir. Aslında Akhilleus doğduğunda, annesi onu ölümsüz yapmak için Styx nehrine daldırmış ama bunu yaparken oğlunu topuğundan tuttuğu için topuğu yıkanamamış. Adını tarihe yazdırmak için katıldığı Truva savaşında büyük başarılar elde edip Truva prensi Hector'u bile alt edebilse de bu durum çok uzun sürmeyecektir. Tek zayıf noktası olan topuğundan okla, hatta Hector'un kardeşi, Truva'nın diğer prensi Paris tarafından, vurularak ölecektir Akhilleus. Topuktaki Aşil tendonunun ismi de bu hikayeden gelir. En güçlü savaşçı olan Akhilleus bile kusursuz değildi.

 

​    Mimar Daedalus ve oğlu İkarus'un hikayesinde, baba Daedalus'un Kral Minos'u kızdırması üzerine oğluyla birlikte kendi yaptığı labirente hapsedilmistir. Ancak bu karmaşık labirentten bile kaçabilecek kadar zeki bir mucit olan Daedalus, balmumu ve kuş tüylerinden iki çift kanat yapar. Bu kanatları kullanan ikili labirentten kaçmayı başarır. Daedalus, oğlunu güneşe fazla yaklaşmaması için uyarır ancak uçmanın büyüsüne kapılan İkarus, babasının uyarılarını unutuverir. Coşkuyla daha yükseklere uçar, ancak güneşe çok yakınlaşınca kanatlarındaki balmumu eriyecek ve bugünkü Ege denizine düşüp boğularak ölecektir. Güneşe çok yakın uçmak, kibirli olmak, ve de büyüklerinin sözünü dinlememek İkarus'un günahlarıydı. Ama hangimiz İkarus'un suçlarıyla itham edilmedik ki?

 

   Bunlar aslında bize, aradan geçen onca zamana karşın hala öğütlerin ve değer anlayışının benzer olduğunu göstermiyor mu?

 

 

Kaynakça: https://www.greekmyths-greekmythology.com

Orhan Hançerlioğlu - Düşünce Tarihi

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Yeni Nesil Oyuncu: Boran Kuzum

17/09/2019

Nereden Çıktı Bu Kapitalizm?

17/09/2019

1/15
Please reload

Daha Fazlası: 

 2017, developed and designed by Emre Göler for Galatasaray University Business Administration Club