2017, developed and designed by Emre Göler for Galatasaray University Business Administration Club

August 24, 2019

“It's twelve noon in London, seven AM in Philadelphia, and around the world it's time for Live Aid.”

 

   1980’lerde Afrika’daki açlık akılalmaz seviyelere ulaşmıştı. Özellikle 1983-1985 yılları arasında Etiyopya’da yaşanan kıtlık, 400.000 den fazla insanın ölümüne sebep olmuştu. Bunun üzerine hâlâ devam etmekte olan kıtlığın giderilmesi için bağış toplamak ve Afrika’daki açlığa dikkat çekmek amacıyla, Bob Geldof ve Midge Ure t...

Geleneksel Türk tiyatrosunun dev ismi Ferhan Şensoy’un kızı Müjgan Ferhan Şensoy ile tarihi Ses Tiyatrosu’nda ilham verici bir sohbet gerçekleştirme fırsatı yakaladık. Tiyatro ile büyüyen, yaşayan ve yaratan Şensoy’un “Pera’daki Hayalet” ile başlayan yolculuğuna kapı aralıyoruz.

Perspective: Ferhan Şensoy ve Derya Baykal’ın kızı olarak büyümek hayatınızda aldığınız kararlarda ve karakterinizin oluşmasında ne derece etkili oldu?

...

August 10, 2019

   Hepimizin küçüklükten beri anılar biriktirdiği, kalbinde yer edinmiş bir sokağı vardır.İstanbul sokakları sayısız yaşanmışlıklarla ve anlatılmayı beklenen hikayelerle rengarenk. Bu yazıyla sokaklardan yola çıkarak hayata ve bizi biz yapan değerlere dair hep beraber sohbet edeceğiz.

   Çocukluğunuzu geçirdiğiniz, oyunlar oynayıp ilk arkadaşlıklarınızı kurduğunuz sokağa yıllar sonra adım attınız mı? Ben attım. Sanki...

August 3, 2019

   Kast sistemi sürekli ve güçlü bir devlet kurulabilmesi, hakimiyetin sağlanması, kalabalığa meydan okunabilmesi, soyun korunabilmesi için kurulmuş; Çin Seddi, Zeus Heykeli, İskenderiye Feneri gibi yapılardan bile eski zamanlardan süre gelen katı bir sistemdir. Ariler, MÖ 1500'lerde Orta Asya'dan Hindistan'a gelmişler; siyasi, sosyal ve kültürel yapılarını da bölgeye getirmişler ancak burada merkezi bir otorite sağlayama...

July 20, 2019

   Kimsenin ona inanmadığını bildiği için gördüklerinin sadece yarısını anlatan Marco'nun, kim bilir daha bahsedeceği ne güzel mucizeler vardı...

   Söyleyeceğiniz son sözleri seçme şansınız olduğunu düşünün. Sesinizin yankıladığı son kelimeler... Sizce ne söylerdiniz? “Hepiniz hoşçakalın.” mı? (Hart Crane) “Ağlayacak bir şey yok.” Mu? (Konrad Adenauer) “Sen de mi Brütüs?” mü? (Julius Sezar) Yoksa bu sorunun karşısında ban...

   Şimdi arkanıza yaslanın ve çocukluğunuzu düşünün. Dominant teyze desek, aklınıza ilk kim gelir? Cevap: Zeyno Günenç! O, Çocuklar Duymasın dizisiyle hepimizin gönlünde taht kuran, küçüklüğümüzün kahramanlarından biri.

Perspective: Sizi hep dizilerde görüyoruz. Sinema filmlerindeki rolleri daha mı zor kabul ediyorsunuz? Bir rolü alırken seçim kriterleriniz nelerdir?

Zeyno Günenç: Güzel bir proje olsa oynayacağım, biraz zor...

June 29, 2019

   Oyun oynamanın, 4 inçlik ekranlarla sınırlı olduğunu sanan bir nesil ile karşı karşıyayız. Belki bu neslin bir parçasıyız, belki de teknolojiyle örülü bu dünyada, yeni nesil oyunlarla henüz tanışmış birer bireyiz. Ne olursa olsun hepimiz oyun oynamanın, hatta çocuk olmanın asıl anlamını unutmaktayız.


   1990'ların, 2000'lere kadar etkisini gösterdiğini varsayarsak 90'ları ucundan yakalamış biri olarak, aklım erdiğince...

May 25, 2019

  Gerçekle kurgunun yer değiştirdiği; günümüz dünyasının, insanların, sokakların distopyaya zamanla ne kadar yaklaştığını gözler önüne seren “sokağın insanları”nın hikayesi...

  Her gün milyonlarca hayatın azımsanmayacak bir bölümüne tanıklık eden, günümüz insanoğlunun en büyük sahnelerinden biri olan sokaklardan konu açılınca aklıma gelen ilk şey her gün sokaklarda yaşam mücadelesi veren, onu koruyan birileri olmadığı için ken...

May 15, 2019

Günümüzde gittikçe büyüyen ve gelişen sinema sektörü… Şimdi sinemaya gittiğimizde dev yapımlar görüyoruz. Mükemmel efektler, harika grafikler, gelişmiş kameralar, geniş oyuncu kadroları, birbirinden farklı senaryolar, 3D yapımlar ve daha bir sürü şey… Peki ilk zamanlarında sinema nasıldı? Sinemanın ilk zamanları anlattığımız yazımızda nasıl ortaya çıktığını , geliştiğini ve neler yaşandığına değindik.

TDK sinemayı "Herhangi bir...

December 2, 2018

  Huzurun belli bir yerde beni beklediğini biliyor olmak, ona istediğim zaman gidip ulaşabilecek olduğumu hissetmek hep rahatlatır beni.

   Umutlu olduğum için, bana inananlar ve benim inandıklarım için yaşıyorum. Peki aksi mümkün mü? Yani yaşadığı için umutlu olamaz mı insan? Her gün sahip olduklarıyla değil yalnızca İstanbul ile uyanmak yetemez mi insana?

   İstanbul’da 100.000 özgür yaşıyor. Ben bu insanlara “evsiz...

Please reload