• Furkan Yaşar

Dijitalleşme Furyası

"Gençlerin de topluma dönük ve sosyal birer birey haline gelmeleri için dijitalleşen dünyanın her anını takip ve analiz etmeleri gerekmektedir."


İnsanoğlu varoluşundan itibaren yaşamını modernize etme konusunda her türlü çabayı sarf etmiştir. Gerek avlanmak için yaptıkları basit savaş aletleri gerekse günümüz dünyasında meydana gelen teknolojik gelişmeler bunun gözle görülür örneklerindendir. Fakat bir kıyaslama yapacak olursak, geçmişte meydana gelen modernizasyon faaliyetlerinin oluşum süreci günümüze nazaran daha yavaş bir şekilde olmuş ve teknolojik devrimlerin süreci daha uzun zaman dilimlerine yayılmıştır binaenaleyh günümüz dünyasında insanların yakaladığı dijitalleşme ve toplumsal örgütlenme hızı gözle görülür düzeyde artmış ve insanlar gerçekleşen bu devrimlere daha hızlı ve daha kolay bir şekilde adapte olma konusunda önemli bir aşama katetmişlerdir. Peki nedir bu dijitalleşme?


Sözlük anlamı “Ulaşılabilir bilgilerin herhangi bir bilgisayar tarafından okunabilecek şekilde dijital ortama aktarılması sürecine verilen ad.” olan dijitalleşme kelimesi, toplumların vazgeçilmezi haline gelmiş ve genç-yaşlı ayırt etmeksizin herkesi içine sürükleyen bir girdap haline gelmiştir. Mevcut konjonktürü ele alacak olursak; dünya genelinde uçsuz bucaksız bir yayılma kapasitesine ulaşan teknoloji ve dijitalleşme evrimi ilerlemesine hızla devam etmekte ve günümüzün vazgeçilmesi güç bir aracı olarak hayatımızın merkezi haline gelmektedir. Gençlerin de topluma dönük ve sosyal birer birey haline gelmeleri için dijitalleşen dünyanın her anını takip ve analiz etmeleri gerekmektedir. Bu sayede karşılarındaki en büyük fırsatlardan biri olan sanal ortama kendilerini bir şekilde entegre etmeleri gerekmektedir. Bu entegrasyonun faaliyetinin gençleri muasır medeniyet seviyesine çıkaracağı aşikardır fakat nasıl kullanmaları gerektiğini idrak etmeleri lazım. Dijitalleşen bir dünya içerisinde var olduğumuzu biliyoruz fakat bu dönemin olumlu yanları olduğu kadar olumsuz yanları da mevcuttur. Bunu şöyle bir örnekle ele alabiliriz; Çin Devleti barutu bulduğu zaman amaçları eğlence için havai fişek olarak kullanmaktı fakat bir süre sonra barutun canlılara zarar vereceği fark edildi ve canlılar üzerinde savaş malzemesi olarak kullanılmaya başlandı. Zannımca teknoloji ve dijitalleşme süreci de böyle bir süreçtir. Elinizde olumlu ve olumsuz etkiler doğurabilecek bir malzemeniz var ve siz onu nasıl kullanmak isterseniz hayatınızı o şekle dönüştürürsünüz.


Yakın gelecekte toplumların güç simgesi olacağını inandığım dijitalleşme ve teknoloji devrimi gençlerin kendini geliştirmeye zaman harcayacağı bir yer haline gelirse o kitle geleceğin şekillenmesinde önemli bir rol oynayacak ve kendi hayatlarını yüceltmenin yanısıra var olduğu toplumun da refah içerisinde yaşamasına katkı sağlayacaktır. Genç nesil olarak adlandırılan kuşakların hayatlarını teknolojiye bağlı (pozitif açıdan) var etmeleri ve kişisel gelişimlerini dijitalleşme ve teknolojik devrimler konularına paralel bir şekilde meydana getirmeleri onların yararına olacaktır. Bu sebeple günümüz jenerasyonun ebeveynleri onları teknolojiye dönük bir hale getirmeli fakat bu teşvik süresince onların bağlılık ve bağımlılık arasındaki ince çizgiyi ayırt etmeleri için onlara ışık tutmalı ve yardım etmelidir. Çünkü sizden sonra gelecek olan neslin dünya üzerinde önemli bir yere sahip olmasını hatta ve hatta herkes tarafından saygıyla anılmasını istiyorsanız o neslin günümüzün de ötesinde geleceğe ayak uydurması, aslında geleceği şekillendirmesi gerekmektedir.


Yukarıda belirttiğim varsayımların çoğu geleceğin teknoloji ve dijitalleşme furyasıyla harmanlanacağı yönünde. Peki bunun böyle olması insanoğlu için zorunlu bir oluşum süreci midir? Dünya üzerinde gerçekleşen devrim ve gelişim süreçlerini takip ediyorsanız bu soruyu cevaplamaya bile ihtiyaç duymayacaksınız. (Endüstri 4.0,uzay çalışmaları...)

Peki dijitalleşme tamamen olumlu bir gelişim süreci midir? Fark ettiyseniz çoğu fabrika robotlaşma yani “Endüstri 4.0” sürecine ayak uydurma çabası içerisinde? Eğer bu dönüşüm tamamen gerçekleşirse, insan gücü olarak adlandırdığımız bireysel emek nereye gidecek? Çalışan insanlar işsiz mi kalacak? Yukarıda da bahsettiğim üzere, dijitalleşme furyasını doğru şekilde hayata geçirirsek -ki bu en optimist düşünce- insanoğluna zarar vermeksizin yükselir ve geleceğimizi daha az enerji ve eforla daha kalifiyeli bir hale getirebilme şansı yakalarız.

Şahsi düşüncelerimi belirtecek olursam; dijitalleşme furyası insanoğlunun acilen yakalaması ve adapte olması gereken zaruri bir ihtiyaç haline gelmiştir. Çevremizde meydana gelen değişimleri yakalayamazsak kendimizi geliştirmek için harcadığımız eforun herhangi bir amacı olmaz ve sadece yerimizde saymış oluruz. Nasıl ki gelen her yeni jenerasyon eskisine nazaran daha çok şey biliyor; kişisel gelişim olgusu da aynı bu nesil farklılığı gibi kendini hızla geliştiriyor ve gün geçtikçe daha sanalize olmuş bir hale geliyor. Bu yüzden insanoğlunun bu furyaya ayak uydurması ve daha çocuk yaşlardayken dijitalleşmenin içinde olması gelecekte yapacakları faaliyetleri daha etkili bir hale getirmekle kalmıyor, onları geleceğe hazırlama hususunda da önemli bir yer teşkil ediyor. Fakat baştan beri söylediğim ve şahsımca unutulmaması gereken en büyük şey bağlılık ve bağımlılık arasındaki ince çizgide yürüdüğümüzün unutulmaması olacaktır. Ufak bir metaforla analatacak olursak: Dijitalleşmeyi bir deniz olarak düşündüğümüzde boğulmamak istiyorsak yüzmeyi öğrenmeden suya atlanmaması gerektiğini fark etmemiz ve bizden sonrakilere de bu konuda yol gösterici olmamız çok önemlidir.

Cümleleri toparlarsak: Yaşadığımız dünyanın kendini hızlıca geliştirdiği ve gittikçe daha sanal bir hale geldiğini açıkça görebiliriz. Eğer bu dünyanın bir parçası olacak ve bu sanallaşmanın vazgeçilemeyecek bir parçası haline geleceksek yapmamız gereken en önemli şeylerden birisi dijitalleşmeye ayak uydurmak ve onunla sürüklenmek yerine onun üstüne çıkıp onu kontrol etmek olacaktır. Biz istesek de istemesek de insanoğlunun birbirine daha kolay ulaştığı fakat bir o kadar da uzaklaştığı bir döneme girdiğimizi fark etmek zorundayız. Bu kolay erişilebilirik devrinin bizi birbirimizden alıkoymasına izin vermeksizin dijitali kendi yararımıza kullanmamız ve zararımıza olan etkilerini önceden teşhis edip ona binaen hareket etmemiz gerektiğini fark edersek gelecekte önemli bir yer edineceğimizi size temin ederim.


15 görüntüleme
Daha Fazlası: 

 2017, developed and designed by Emre Göler for Galatasaray University Business Administration Club