New Orleans’ta Caz Müziğinin Doğuşu

Kimileri New Orleans’ı meşhur vampir hikayeleriye tanır, kimileri ise şehirde düzenlenen hayalet turlarıyla. Fakat New Orleans hakkında yazılan onca efsaneden biri vardır ki gerçekliğinden şüphe edilemez; New Orleans, caz müziğinin doğduğu şehirdir.


7 Mayıs 1718 yılında Fransız Mississippi şirketi tarafından Louisiana eyaletinde kurulan New Orleans, Amerika Birleşik Devletleri’nin en turistik kentlerindendir. Afrikalı kölelerden Karayipli göçmenlere pek çok farklı kültüre kapılarını açmış, tarih boyunca onlara ev sahipliği yapmıştır. Çok kültürlü yapısı sayesinde mutfak sanatlarından müziğe kadar her alanda, kendine özgü etnik yapısını yansıtan tarzıyla ilgi odağı olmayı başarmıştır. Bu çok kültürlü yapının şehre kattığı en önemli şeylerden biri ise caz müziğidir.


New Orleans, coğrafi konumu sebebiyle caz müziğinin doğuşu için oldukça ideal bir yerdi. 1800’lü yıllarda Amerika için önemli bir ticaret yoluydu ve aynı zamanda bir liman kentiydi. Dünyanın pek çok bölgesinden insanları çatısı altında ağırlıyordu, bu durum New Orleans’ta kültürel etkileşimlerin yaygınlaşmasını sağlıyordu. New Orleans’ta şehir hayatının kozmopolit bir hal alması sosyal hayatı da olumlu yönden etkiledi. Şehirde eğlence hayatına verilen önem arttı. Yapılan dans partilerinde insanların müziğe olan ilgisi de buna bağlı olarak artış göstermeye başladı. Bu dönemde insanlar müzikte yeni soluk arayışına giriştiler. Müzisyenler yeni melodiler üzerine çalışmaya, pek çok farklı dokuyu barındıran melodileri bir araya getirmeye başladılar. Müzikte ortaya çıkan bu yeni akım temel haliyle cazın doğuşunun başlangıcı sayılabilir. Ortaya çıkan bu yeni akımlardan en önemlisi “ragtime” denilen piyano ağırlıklı bir Afro-Amerikan müziğidir. Bu müzik türü, başta caz olmak üzere çeşitli Avrupa müziklerinin temelini oluşturmuştur.


“Ragtime” özellikle 1890-1920 yılları arasında New Orleans’ta patlama etkisi yaratmış, sadece piyano müziği olmaktan çıkıp orkestralarda da çalınmaya başlanmıştı. Orkestralar “ragtime” müziğini ordu marşıyla harmanlayıp çalmayı yeni bir akım haline dönüştürdüler. Bu iki farklı tarzın trompet, saksafon, piyano gibi müzik aletleriyle bir araya getirilmesi dinleyicinin de fazlasıyla ilgisini çekti. Bazı kaynaklara göre kendini caz müzisyeni olarak adlandıran çoğu müzisyen, zamanında orkestra müzisyeni olarak biliniyordu. Ayrıca orkestra müziği sadece cazın doğuşunda büyük bir rol oynamamış, aynı zamanda yeni dans türlerinin de ortaya çıkmasını sağlamıştı. Dans ve caz o yıllarda ayrılmaz bir ikiliydi. İnsanlar caz müziğini dinlemekten çok dansa eşlik etmeyi seviyorlardı. Bu durum, caz müziğinin şekillenmesinde büyük rol oynadı. Müzisyenler yarattıkları yeni parçalarda dans ritimlerini göz önünde bulundurmaya başladılar. Günümüze “New Orleans Jazz” ismiyle gelen bu müzik türü hâlâ çeşitli caz festivallerinde çalınarak popülerliğini korumaya devam ediyor.


“New Orleans Jazz” türünün en önemli müzisyenlerinden biri de Louis Armstrong’tur. Armstrong, kornet çalmayı “New Orleans Home for Colored Waifs” adlı müzik grubunda öğrendi. Daha sonraları çeşitli gemilerin bandolarında “Fate Marable” adlı grupla birlikte çalmaya başladı. 1922’de ise Armstrong, Joe Oliver’ın teklifi üzerine sonralarda caz müziğinin en önemli şehirlerinden biri haline gelecek Chicago’ya gitti; fakat New Orleans stilini hiç bırakmadı. Louis Armstrong, New Orleans caz standartlarında günün popüler şarkılarına yaptığı doğaçlamalarla tanınır hale geldi. Yaptığı doğaçlamalar diğer müzisyenlerin yaptıklarının aksine daha detaylı, daha yenilikçi ve çok daha cesurdu. Kullandığı melodiler çoğunlukla neşeliydi. Enerjik ritimlerden ilham aldı. Müziği geliştikçe ve popülaritesi arttıkça vokalistliği de önem arz etmeye başladı. Kariyeri boyunca döneminin önemli pek çok ismiyle birlikte çalma fırsatı yakaladı. Bu isimlerin arasında Bing Crosby, Duke Ellington ve Ella Fitzgerald gibi caz müziğini şekillendirmiş müzisyenler de var. Louis Armstrong’un New Orleans’ta başlayan müzik kariyeri bir efsane olarak 1971 yılında New York’ta sonlandı.



Armstrong, “What a Wonderful World”, “Hello Dolly!”, “When the Saints Go Marching In” gibi birçok efsaneyi arkasında bıraktı. Bu parçalarda doğaçlama yaparak kullandığı trompet ve kornet Armstrong’un sihri oldu. Caz müziğinin temel enstrümanlarından olan bu iki müzik aleti cazın doğuşundan beri hep vardı çünkü o dönemlerde bandolar çok meşhurdu. Bandolarda kullanılan müzik aletleri de trompet, saksafon ve trombondu. Bando kültürünün günümüzde de caz müziğinin içinde kaybolmadığının en büyük kanıtı New Orleans çıkışlı caz gruplarının kendilerini “Jazz Band” olarak adlandırmasıdır. “Ted Hafko’s Jazz Band”, “Dr. Jazz and The New Orleans Sounds”, “Louis Armstrong Society Jazz Band” grupları hâlâ popülerliğini koruyanlardan bazılarıdır. “Louis Armstrong Society Jazz Band”; New Orleans çıkışlı, kendini Louis Armstrong’un şarkılarını çalmaya adamış, “dixieland” tarzında bir müzik grubudur. Müzik grubunun üyelerini isterseniz bireysel olarak etkinliklere davet edebilirsiniz. Grubun temel amacı New Orleans caz efsanesinin unutulmamasını sağlamaktır.


Bu kadar müzikten bahsetmişken gece hayatına değinmeden olmaz. New Orleans’ın gece hayatı günümüzde hâlâ şehir için turistik önem taşımaktadır. Günün her saatti açık eğlence yerlerine rastlayabilirsiniz çünkü şehirde gece kulüpleri için saat sınırlaması yoktur. Tabii ki şehrin en önemli eğlence mekanlarını caz barlar oluşturur. New Orleans’a giderseniz bir caz bara uğramadan gününüzü sonlandırmayın. “The Spotted Cat” adlı mekan caz müziğine kendinizi kaptırmanız için ideal bir seçim olacaktır. Caz dışında blues, funk, klezmer gibi müzik türlerine de yer veren bu mekan New Orleans’ın en işlek eğlence caddelerinden biri olan “Frenchmen Sokağı”nda bulunmaktadır. Caz müziğinin çıkış noktası sayılan bu şehir eğlence mekanları, değişik yemek kültürü ve eşsiz mimarisiyle sizi tarihte büyüleyici bir maceraya çıkaracak. Siz hâlâ bavullarınızı hazırlamadınız mı?



___________________________________________________________________________________________________________________________


Kaynakça:

http://jazzgrr.blogcu.com/jazz-tarihi-cazin-dogusu-ve-kokenleri/4658895

https://gezimanya.com/amerika-birlesik-devletleri/new-orleans-hakkinda-bilinmesi-gerekenler

https://www.neworleansonline.com/neworleans/music/musichistory/jazzbirthplace.html

https://www.wikizero.com/tr/Louis_Armstrong#M%C3%BCzi%C4%9Fi


Daha Fazlası: 

 2017, developed and designed by Emre Göler for Galatasaray University Business Administration Club