Aç Kapıyı Gir İçeri! 24.İstanbul Caz Festivali'nin Ardından

 

   Bu Temmuz ayında İstanbul’un en güzel mekanlarında yine caz vardı. İKSV’nin düzenlediği 24.İstanbul Caz Festivali kapsamında Fatoumata Diawara & Hindi Zahra, Dee Dee Bridgewater, Kandace Springs, Roberto Fonseca, Terramondo, Christian McBride gibi birçok dünyaca ünlü sanatçıyı dinleme fırsatı yakaladık.

 

   Festivalle ilgili en çok sevdiğim şey konserlerin atmosferiydi. İstanbul manzarası olan, güzel ve bazen de tarihi bir mekanda, alanlarının en iyi sanatçılarını dinleme şansı yakalıyorsun daha ne olsun. Ben öyle cazı seven biri değildim üstelik. Ta ki bu festivale kadar. Caza şans vereyim, sevmesem de onun hakkında da  bilgi sahibi olmuş olurum diye katıldığım festivalde çok eğlendim, çok sevdim. Avusturya Kültür Ofisinde Fatih Erkoç ve Deladap konserinin olduğu açılış gecesinde yağan yağmur bile açılış gecesinin görkemini azaltamadı. Hoş yağmurun, rüzgarın, o güzel mekanın atmosferinin, cazın, Fatih Erkoç’un tadını çıkarmak yerine saçının, makyajının, ceketinin derdine düşüp ilk damlada koşuşmaya başlayanlar için bu konser çok da süper geçmemiş olabilir. Sadece açılış konseri bile festivalin ne kadar güzel geçeceğini anlamak ve cazı sevmek için yeterliydi.

 

    Festivalin sadece cazdan ibaret olmamasını sağlayan Gece Gezmesi ise konsept olarak en sevdiklerimden. Anadolu yakasında olan nadir etkinliklerden olan bu gecede Club Quartier, Moda Sahnesi, Living Room, All Saint Kilisesi, Dorock XL gibi birbirinden güzel 8 mekanda gece boyu konserler oluyor. Güzel tarafı ise hepsini gezebilmeniz. Sirkülasyonun çok olduğu bu gece festivalin hem fiyatı hem Kadıköy’de oluşu, hem de çıkan sanatçılar nedeniyle gençlerin gözdesi. Festivalin, "Gece Gezmesi" ve "Parklarda Caz" etkinlikleriyle gençleri de festivale çekmeye çalışması  takdire şayan. Gelecek sene için kendime gece bitene kadar her mekana gidip konser dinlediğim bir "Gece Gezmesi Challenge’ı" yapmaya karar verdim bile.

 

    En sevdiğim konser mekanı: Beykoz Kundura. Bu yıl Beykoz kundurada biri fabrikanın içinde olmak üzere Misley Mosley, JUNUN, Bilal Karaman Trio, Maden Öktem Ersönmez ve Bill Laurance, Bokanté’nin sahne aldığı iki farklı gün konserler oldu. Böyle bir etkinlik harici giremediğimiz Beykoz Kundura’nın yolunu gözünüzde çok büyütmemeniz ve dönüşteki boğaz turu tadındaki tekne ulaşımını düşünerek kesinlikle gelmeniz gerektiğini söylemeliyim. Ucundan kenarından görebildiğiniz saray setleri, dönem kıyafetleriyle kafede oturmaya gelen oyuncular, bol bol fotoğraf çekebileceğiniz Beykoz ve tabii deniz manzarası: Mükemmel konser yeri! Hiçbir zaman bir salona girip oturarak konser izleyebilen bir olamadım. Festivalin Zorlu Gösteri Merkezindeki hiçbir konserine gitmeyişim de bundan. Haliyle böyle güzel mekanlarda konser fırsatı olunca dört yapraklı yonca bulmuşa dönüyorum.  Bokanté'de en sevdiğim performanslardan biri olunca daha mutlu olamam diyerek konserden ayrılıyordum ki seyircileri götürmek için hazırlanan Ortaköy teknesine (Kadıköy seçeneği de vadı.) bindim ve de anladım ki gece 12’de denizin sesiyle elimde çayım, suratıma vuran rüzgar, önümde İstanbul selamaları, 45 dakikalık bu yolculuk  şehrin en huzurlu haliydi.

 

    Sakıp Sabanci Müzesine eğer gitmediyseniz kesinlikle gitmenizi tavsiye ediyorum. İstanbul Caz Festivali bana  cazı sevdirmesinin yanında böyle farklı mekanları görüp tavsiye edebilmemi sağladı sanırım. Sol tarafınızda Emirgan’dan karşıya baktığınız manzara, karşınızda Isfar Sarabski, ve Basel Rajoub’s Soriana ft. Sirojiddin Juraev... Yazın kendinizi şımartıp yorgunlukları keyifle atmak için en güzel seçenek.

 

 

   Çok keyif aldığım bu etkinlikle ilgili olumsuz bir eleştiri yapmadan geçemeyeceğim: Seyircilerin, konserlerin bitmesini beklemeden ayrılmaları üzücü bir durumdu. Gelecek seneki etkinlikte, dinlemeye hevesli, sanatçıları hemen göndermeyip bis yapan bir izleyici kitlesinin olmasını diliyorum. Elimden geldiğince her yıl gideceğim bir etkinlik oldu İstanbul Caz Festivali. Cazı sevmeseniz, sevmek için şans vermek istemeseniz bile sırf bu atmosferleri kaçırmayın diye en azından bir konserine gitmenizi tavsiye ederim.  Yiyecek içecekten mekana, mekandan sanatçılara her şeyin ince ince düşünülüp en iyisinin seçildiği bu güzel festivalde umarım gelecek sene siz de olursunuz diyorum ve cazlı günler diliyorum.

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Daha Fazlası: 

Deli Dahi: Salvador Dali

05/08/2020

İlk Gördüğümüz Andan Bile Güzel: Yüksek Sadakat

02/08/2020

1/15
Please reload

 2017, developed and designed by Emre Göler for Galatasaray University Business Administration Club